Tekinsiz

Posted: Haziran 7, 2014 in hayat, kişisel
Etiketler:,

Yanlış diye bir şey yok gerçekten. Kendi kafamızda yok. Kendi gerçekliğimizde.

Asla yanlış şeyi yapmak için yola çıkamazsınız.

Asla yanlış şeyi söyleyemezsiniz.

Kendi kafanızda hep haklısınızdır. Her eyleminiz – ne yaptığınız veya söylediğiniz, nasıl görünmeyi seçtiğiniz- o eylemi yaptığınız anda otomatik olarak doğrudur.

 

Bir taş perdah makinesi düşünün, içi su, taş ve çakıl dolu vaziyette yedi gün yirmi dört saat dönüp duran bir tambur. İçindekileri ezen. Dönüp duran. Çirkin taşları perdahlayarak değerli taşlar haline getiren. İşte bu, dünya. Dönmesinin sebebi bu. Biz taşız. Ve başımıza gelenler – dram ve acı ve mutluluk ve savaş ve hastalık ve zafer ve istismar- bizi aşındıran su ve kum. Bizi ezen. Güzel ve parlak olmamız için bizi perdahlayan.

 

“Hiç kimse Michelangelo’ya Vatikan piçi demedi” diyor Vandal Dükü, sırf Papa Julius’a iş için yalvardı diye.

Vandal Dükü, “Hiç kimse Mozart’a kendisini müzik şirketine satmış fahişe demedi” diyor, sırf Salzburg Başpiskoposu için çalıştı diye. Ondan sonra Sihirli Flüt’ü yazdı, Bir Küçük Gece Müziği’ni yazdı, zengin Giuseppe Bridi’den ve onun altın yumurtlayan ipek sanayisinden damlayan parayla. Veya Leonarda da Vinci’ye hain, bir kukla demedik; çünkü X. Papa Leo’dan ve Lorenzo de Medici’den altın almak için resim yaptı.

“Hayır” diyor Dük, “Son Akşam Yemeği ve Mona Lisa’ya bakarız ve onları yaratmak için gereken faturaları kimin ödediğini asla bilmeyiz.” Önemli olan, diyor, sanatçının arkasında bıraktığıdır, sanat eseridir. Kirayı nasıl ödediği değil.

 

İnsanların hep yaptığı bir şey bu; nesneleri insana, insanları da nesneye çevirmek.

 

“savaşmıyorduk.” Ta ki Tanrı, tarihin sonuna kadar bizi, bizle kavgaya sokana kadar.

 

Bilinci yükseltmenin kökeninde şikayet etmek olduğunu söylüyoruz ona. Çoğu insanın orospu seansı dediği şeyin. Komunist Çin’de, Mao’nun devriminden sonraki yıllarda yeni bir kültür inşa ediliyordu ve bunu yaparken insanların geçmişleri hakkında şikayet etmesine izin vermek en önemli kısımdı. İlk başlarda, insanlar şikayet ettikçe geçmiş daha da beter görünüyordu. Ancak insanlar anlayarak geçmişini çözmeye başlayacaktı. Şikayet ederek ve şikayet ederek ve şikayet ederek kendi korkunç hikayelerinin tüm acısını boşaltacaklardı. Sıkılacaklardı. Sonrasında da hayatları için yeni bir hikayeyi kabul edeceklerdi. İlerleyeceklerdi.

 

Bize yapılan şeyleri affedebilirsek…

Başkalarına yaptığımız şeyleri affedebilirsek…

Hikayelerimizi geride bırakabilirsek. Kötü adam veya kurban olduğumuzu geride bırakabilirsek.

Ancak o zaman dünyayı kurtarabiliriz.

 

Chuck Palahniuk – Tekinsiz

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s