Bir Adam Gördüm Uzaktan

Posted: Ekim 8, 2011 in ölesine, hayat

Bir adam gördüm uzaktan, yaklaştım yanına doğru birisine benzetiyordum ama kim olduğunu çıkaramamıştım daha. Sonra baktım ve etrafımdaki bir sürü adama benzediğini farkettim belki sadece anlatamadıkları yüzlerine benziyordu, evet makyajı biraz akmıştı. Sonra onu seyretmeye koyuldum.

Durdu bir an, düşündü. Doğru mu yapıyordu? Doğrunun ne olduğunu düşündü sonra, herkesin doğrusu kendineydi ya ondan düşünürken kendi doğrusundan mı düşünecekti annesinin doğrusundan mı yoksa ilkokul öğretmeninin doğrusundan mı? Hangi doğru gerçekten doğruydu? Doğrunun yaptıktan sonra onu düşündürmeyecek şey olduğunu varsayıyordu ama şimdiye kadar yaptığı herşeyden sonra acaba doğru mu diye düşünmüştü. “Her şeyi yanlış mı yapıyorum ben?” diye geçirdi içinden. Sonra sürekli soru halinin doğruyu bulma çabası mı yoksa birilerinin söylediği gibi özgüvensizlik mi olduğunu bilemedi. Birden esas düşündüğü şeye geri döndü, şu anda doğru mu yapıyordu? Kendi doğrusuna göre doğru yapıyordu ama yaptığı şeyi karşısındaki onun yerinde olsa ona yapmayacağına adı gibi emindi. Daha önce kazıklamıştı onu, evet tam anlamıyla kazıklamaktı ve saygısızlık ettiğini düşünüyordu ona. Salak yerine koyulduğunu hissetti bi anda. Salak mıydı acaba?

Yalnızlık hoşuna gidiyordu, bazen sadece sessizliği sevdiği için seviyordu yalnızlığı ama bazen de hastalıklı duyguları yüzünden seviyordu yalnızlığı. Yalnızlık ona bazen acı verirdi ama o acıyı çekmek hoşuna giderdi. Birisi eğer size yaptığınız şeyi acı çekmek için yaptığınızı ve bundan hoşlandığınızı söylüyorsa, emin olun hayatında onun da öyle zamanları olmuştur. Yalnızlığın acısından besleniyordu bazen, hayata küfretmek için kullanıyordu bu acıyı. Hayatın acı olduğuna ya inanmıştı ya da inandırılmıştı çevresindekiler tarafından. Etrafındakilerin televizyon dizilerini neden sevdiğini düşünürdü. Sonra bir gün televizyonda dizi izlerken heyecanlandığını ve güldüğünü farketti çünkü aslında kendi hayatındaki eksiklikleri ordaki mutluluklarla, ordaki heyecanlarla oradaki korkularla dolduruyordu insanlar.

Yaptığı doğru onu yalnızlığına biraz daha itecekti belki de veya belki daha çok salak diyen olacaktı ona. Sonra o da yine küfredecekti, hem kendini hem karşısındakini aşağılayacaktı hem de kendi yüzünden. Hep aynı soruyu soracaktı acaba doğru mu yaptım diye. Yaptığı herşeyden kendisinin sorumlu olduğunu biliyordu ama yine de kendi doğrusu aslında sonra başkasına küfür etmesi için sebep hazırlayacaktı ve o acıdan beslenecekti. Hayata yine küfür edecekti. Sonra televizyonu açıp yapamadığı kötülükleri görünce gaza gelecek, sevişemediği kadını görünce azacak, aşık olamadığı kadını görünce yüreği çarpacak ve yaşayamadığı heyecanları görünce heyecanlanacaktı. Kendi saçma dünyasında bir sonra vereceği “doğru” yanlış karar anının gelmesini bekleyecekti. Bu zamanı yine eski doğrularından ötürü hayata küfrederek geçirecekti.

Daha fazla dayanamadım izlemeye, mutsuzluğu ve umutsuzluğu çok fazla geldi. Devam ettim yoluma, bi kaç adım sonra bir kadın gördüm uzaktan yaklaştım yanına doğru birisine benzetiyordum ama kim olduğunu çıkaramamıştım daha. Sonra baktım ve etrafımdaki bir sürü kadına benzediğini farkettim belki sadece anlatamadıkları yüzlerine benziyordu, evet makyajı biraz akmıştı. Sonra onu seyretmeye koyuldum…

 

Bir Cevap Yazın

Please log in using one of these methods to post your comment:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s