
Pazartesi Sendromu
Yazan: birben Kasım 9, 2009
Yazı kategorisi: ölesine | Etiketler: pazartesi sendromu | » yorum bırak;
KG on Target Center but not in blue in Green
Yazan: birben Kasım 9, 2009

Yazı kategorisi: Basketbol | Etiketler: kg, target center | » yorum bırak;
Bir içki oyunu – Abdi
Yazan: birben Ağustos 3, 2009
İçki içerken çeşitli oyunlar oynanabilir, bu da kafanın çakır keyifliğinden dolayı insanlarda eğlenme etkisini artırır. Abdi de böyle birşey, gerekli malzemeler 1 deste iskambil kağıdı, shot yapılabilecek bir içki, insan sayısı kadar shot bardağı ve dostlar.
Oyun şöyle, 1 deste kağıdın hepsi yere kapalı bir şekilde dağıtılıyor ve güzelce harman edip karışıtırılıyorlar. Daha sonra herkes sırayla yerden bir kağıt çekiyor (bu sıranın herhangi bir önemi yok emin olun, takılın kafanıza göre) Her kartın bir kuralı var, bunları aşağıya yazıcam, bu kurallara göre biri ve ya birileri shot yapıyor. Kafalar güzelleştikçe oyundan alınan zevk artıyor. İşte kurallar:
A -> Kelime ekleye ekleye cümle kurmak. Kağıdı çeken, bir kelime söyleyerek cümleyi başlatır. Daha sonra sırasıyla herkes bu kelimeye yeni bir kelime ekleyerek cümleye devam eder, tabi herkes kendinden önceki kelimelerin hepsinin aynen ve doğru sırayla söylemek zorundadır. İlk şaşıran shot yapar.
K -> Pas. Arada sırada dinlenmek lazım, bu kağıt çekildiğinde kimse içmez ve bir sonraki kağıt çeker.
Q -> Soruna cevap veriyorum. Bu kart seçildikten sonra oyun aynen devam eder ama bir oyuncu diğerine soru sorduğunda, cevap verecek oyuncunun “soruna cevap veriyorum” dedikten sonra soruyu cevaplaması gerekmektedir. Bunu yapmayan oyuncu shot yapar.
J -> Grup. Bu kart çekildiğinde herhangi bir şey söylenir, bu gruplanabilir birşey olmalıdır. Bu sayede diğer oyuncular bu gruptan başka şeyler söylemeli sırasıyla, söyleyemeyen shot yapar. Örnek vermek gerekirse, spor bir grup olabilir ve futbol ile başlatıldığında diğer oyuncular da başka spor dallarını söylemeliler. Daha önce söyleneni söylemek de shot ile sonuçlanır.
10 -> Kural. Bu kartı çeken oyuncu istediği bir kural uydurur. Bundan sonra oyun devam eder ama bu kural ile beraber, ne zaman kli bir oyuncu bu kuralı bozarsa o oyuncu shot yapar ve kural geçerliliğini kaybeder. Eğer bir kural bozulmadan ikinci 10 çekilirse, oyun iki kuralı birden içererek devam eder.
9 -> Doğru / Yanlış. Bu kartı çeken oyuncu bir şey söyler, diğer oyuncularda bu söylenenin doğru mu yanlış mı olduğunu tahmin ederler. Yanlış tahminde bulunanlar shot yapar. Örnek vermek gerekirse, “Ben GALATASARAYLIYIM” dediğimde buna yanlış diyenler shot yapar. “Ben MIT’de okudum” dediğimde ise buna doğru diyenler shot yapar. Çünkü ben GALATASARAYLIYIM ve MIT kim ben kim
8 -> Parmak masaya. Bu kart seçildiğinde herkes parmağını masaya koyar, en son koyan shot yapar.
7 -> Ben hiç. Bunu tek başına oynamak da mümkündür ama sevgililerin arasını açtığı görülmüştür
Kartı çeken oyuncu “Ben hiç …. yapmadım” cinsinden bir cümle söyler ve bunu yapanlar shot yapar. Örnek vermek gerekirse, “Ben hiç maça gitmedim” dendiği zaman maça gidenler shot yapar.
6 -> Kızlar. Masada bulunan kızlar shot yapar.
5 -> Erkekler. Masada bulunan erkekler shot yapar.
4-> Herkes. Masada bulunan herkes shot yapar.
3-> İstediğine içir. Bu kartı seçen oyuncu istediği herhangi bir oyuncuya shot yaptırır.
2-> Kendin iç. Bu kartı çeken oyuncu kendisi shot yapar.
Yazı kategorisi: ölesine | Etiketler: abdi, eğlence, içki, içki oyunu | 1 Yorum »
Ben
Yazan: birben Temmuz 22, 2009
Yazı kategorisi: hayat | Etiketler: ben, kazım koyuncu | » yorum bırak;
Bitsin #1
Yazan: birben Temmuz 21, 2009
Hafızam yine beni müşgül duruma düşürüyor ama sanırım Uykusuzda Vedat Özdemiroğlu yazılarının aralarına serpiştiriyordu. Aşağıya yazınca anlıcaksınız, ben de arada yazıcam. Ahanda bu da sezon-1 bölüm-1
- İnsanların aynada kendi fotoğraflarını çekmesi bitsin
- Bunu yaparken profosyenel ya da yarı profosyenel makine ile yapmak suretiyle, bak makinem var çok da profosyonel çalışıyorum ben havasıyla fotoğraf çekmek, bunu yaparken de cıbıl olup kol kaslarını göstermeye çalışmak ivedilikle bitsin.
-Bir önceki cümledeki gibi uzun cümleler bitsin.
Yazı kategorisi: ölesine | Etiketler: aynada kendi fotoğrafını çekenler, bitsin, fotoğraf makinesi | » yorum bırak;
İngiltere İzlenimleri – 1
Yazan: birben Haziran 23, 2009
1- Yurt dışına gidin bakın yerler pırıl pırıl. YALAN. Daha uçaktan iner inmez karşılaştığım manzara, sigara izmariti dolu bir sokak oldu. İnsanlar çok rahat ellerine geleni atıyorlar yere. Yerlerde ne ararsanız bulmanız mümkün. Bu konuda Türkiye’yi hiç aratmıyorlar
2- Üniversite’de kesinlikle İngilizden çok başka milletlerden insan var. Özellikle Malezyalı, Hintli ve uzak doğulu (tipten çin mi japonya mı anlayamıyorum maalesef) çok var. Öğrendiğime göre Malezya hükümeti buraya gelenlerin ücretlerini karşılıyor (lisans sonrası anladığım kadarıyla). Doktora için gelenleri düşündüğünüzde üniversite de hiç ücret vermeden bedava iş gücüne sahip olmuş oluyor. Bu şekilde ücreti kendisi ödeyen başka ülkeler de varmış. Zaten üniversitenin (University of Nottingham) Malezya ve Çin’de de kampüsleri var. Bu zaten çoğu şeyin göstergesi herhalde.
3- Yeşillik konusu kesinlikle abartılmıyor, her yer yemyeşil maşallah. Gelirken yeşl görmekten midem bulandı
Geldim burası da yemyeşil. Üniversite zaten doğayla içiçe muhabbetine sürekli bir doğal ortamda. Ana kampüs (Main Campus) direk neredeyse kendi ormanın içinde. İlk gün servisten yanlış yerde inince, kaldığım yeri bulmak için 1 saat yürüdüm. (bknz. Yol sormayan erkek modeli) Çalıştığım bina başka bir kampüste(Jubilee Campus) kapıdan çıkınca direk ördeklerle, kuşlarla falan karşı karşıya geliyorsunuz. Eski bir fabrikayı yıkıp yapmışlar gölet tarzı da bir şey var. Bu ördek, kuş, balık falan da o ayak tabi
Bu arada okul bu kampüslerden ve binalardan ötürü ödüller almış. 2 tane de Nobel ödüllü prof. var zaten okulda.
4- İndiğim andan itibaren gözüme çarpan şey özellikle erkeklerin ön kollarındaki dövmelerdi. Sonradan öğrendiğime göre burada orta direk arasında çok modaymış bu dövme işi. Gerçekten de çok sayıda dövmeli insan gördüm. (%80 desem abartı olmaz herhalde)
5- Kesinlikle çok saygılı insanlar yalnız. Yaya geçidi olan bir yerdi, araba geliyo diye durdum, araba da durdu. Tabi alışık değiliz, şaşırıyo insan. Bu olayı herkes yapıyo, tek bir olay da değil yani. Trafik kurallarına hepsi fazlasıyla dikkat ediyorlar, otobüste bile herkes emniyet kemeri takıyor. Bu saygı mevzusu yalnızca trafik ile de alakalı bir mevzu değil, İngilizlerin en çok kullandıkları kelime öbekleri: Sorry ve Thank you. Bünye alışık değil tabi bu kadar kibarlığa
6- Bunların konuştuğu kesinlikle ingilizce değil, inanılmaz bir aksanları var. Ya da ben gıdım ingilizceden anlamıyorum.
Çok gezmediğim için şimdilik bu kadar, ikincisi gelir mi bilmem
Yazı kategorisi: hayat | Etiketler: Jubilee Campus, Nottingham, University of Nottingham, University Park Campus, İngiltere | » yorum bırak;
